Kayıt Ol       Üye Girişi       Tartışma Forumu       Anasayfam Yap       Doktora Sor  
kadın hastalıkları ve doğum danışma hatları ankara izmir istanbul konya
      Anasayfa
      Tartışma Formu
      Gebelik ve Doğum
      Sanal Gebelik Takibi
      Aile Planlaması
      Jinekoloji (Kadın Sağlığı)
      Meme hastalıkları kanser
      İnfertilite (kısırlık)
      Menopoz ve Osteoporoz
      Cinsel Bilgiler
      Bebek ve Çocuklar
      Diyet ve Beslenme
      Otomatik Hesaplayıcılar
      Doktora Sor
      Sözlük
      İsim bankası
      Görüntü Arşivi
      Site Haritası
      Site Hakkında
      Yasal Uyarı
      Kaynakça
Gebelik Hamilelik Doğum Kadın Hastalıkları Gebelik Hamilelik Doğum Gebelik Hamilelik Kadın Sağlığı SİTESİ
Adet kanaması adet düzensizliği adet bozuklukları - ağrılı adet - kadın hastalıkları portalı
Ağrısız doğum - Epidural doğum - suda dogum - sezeryan doğum - normal doğum Gebelik ve Doğum Bilgi Portalı .www.gebelikrehberi.com
Aile planlaması - Gebelikten korunma - Aile planlaması yöntem ve uygulamaları.Doğum kontrol yöntemleri, spiral korurmu ?
Amniosentez - gebelik ve genetik testler. Amniosentez uygulaması - Anomali taraması -Amniosentez.com Gebelik ve Doğum Bilgileri.
amniyosentez - gebelik ve genetik testler. amniyosentez uygulaması - Anomali taraması -amniyosentez.com Gebelik ve Doğum Bilgileri.
Cinsel Tedavi - Cinsel Sağlık - Cinsel sorunlar - Kadın Sağlığı -A dan Z ye Mutlu Yaşam - Sağlık Portalı
Doğum -Normal doğum - Ağrısız Doğum - Epidural Doğum - Spinal Anestezi ile Doğum - Sezeryan ile Doğum
Doğum ve gebelik takibi, Doğum bilgileri, sanal gebelik takibi, normal doğum mu sezeryan mı
Gebelik rehberi - Sanal gebelik takip sistemi - gebelik rehberiniz. E-GEBELIK.com
Hamilelik rehberi - Sanal hamilelik takip sistemi - Hamilelik rehberiniz. E- hamilelik.com
İnfertilite - kısırlık - tüpbebek -yardımla üreme teknikleri- infertilite -gebelik rehberi -kadın sağlığı
Jinekolog Operatör Doktor Ahmet GÖKSEL- Jinekolog Net Jinekoloji ve Kadın Sağlığı Portalı
Jinekoloji, kadın sağlığı : Jinekoloji - kadın sağlığı binlerce sayfa ve online chat - sağlık portalı
Kadın doğum - kadın hastalıkları -kadın sağlığı - Kadın doğum - online chat ve online soru - destek
Kadın sağlığı - kadın doğum -kadın sağlığı -gebelik ve doğum - bilgi - online chat ve online soru - destek Portalı
Menopoz - premenopoz - kemik erimesi - menopoz ve hormon tedavisi - menopoz ve kadın sağlığı
Endometriozis tedavisi endometrioma, endometriozis ve infertilite, endometriozis - ağrılı adet görme
Normal doğum, ağrısız doğum, epidural doğum.Normal doğum
Tüp bebek, mikroenjeksiyon, tüpbebek oranları, infertilite - aşılama Tüpbebek Yardımla üreme teknikleri.
Gebe kalamama, gebelik sorunları, nasıl gebe kalınır. Gebe hamile kadınlar için sağlık kuralları.
Gebe kalamama, gebelik sorunları, nasıl gebe kalınır. Gebe hamile kadınlar için sağlık kuralları.
Gebelik ve kadın sağlığı, gebelik dönemi, hafta hafta gebelik
Hafta hafta gebelik ve kadın sağlığı, gebelik dönemi, hafta hafta gebelik
Hafta hafta gebelik ve kadın sağlığı, gebelik dönemi, hafta hafta gebelik
Hafta hafta gebelik ve kadın sağlığı, gebelik dönemi, hafta hafta gebelik
Gebelik testi, Gebelik ve kadın sağlığı, gebelik dönemi, hafta hafta gebelik
Hamilelik Gebelik ve kadın hastalıkları ( Hamilelik - Gebelik ) REHBERİ -Türkiyenin PORTALI
Hamile eğitimi, Anneliğe hazırlık gebe adaylarının buluşma noktası.
Hamile eğitimi, Anneliğe hazırlık gebe adaylarının buluşma noktası. Hamile .org
Hamile eğitimi, Anneliğe hazırlık gebe adaylarının buluşma noktası. Hamile.us
Hamile eğitim merkezi, gebelik ve hamilelik portalı - hamile eğitim merkezi GİRİŞ için TIKLAYINIZ:
Hamilelik rehberi - Sanal hamilelik takip sistemi - Hamilelik rehberiniz. E- hamilelik.biz
Hamilelik rehberi - Sanal hamilelik takip sistemi - Hamilelik rehberiniz. E- hamilelik.info
Hamilelik rehberi - Sanal hamilelik takip sistemi - Hamilelik rehberiniz. E- hamilelik.us
Hamilelik rehberi - Sanal hamilelik takip sistemi - Hamilelik rehberiniz.
Histeroskopi - laparoskopi ameliyatı. septum, rahim içi yapışıklık Histeroskopi ve cerrahi
Histeroskopi - laparoskopi ameliyatı. septum, rahim içi yapışıklık Histeroskopi ve cerrahi
İkiz gebelik - Çogul gebelikler, tüpbebek ve ikiz gebelikler, İkiz gebeliker,Erken doğum riski
İkiz gebelik - Çogul gebelikler, tüpbebek ve ikiz gebelikler, İkiz gebeliker,Erken doğum riski
İnfertilite - kısırlık - tüpbebek -yardımla üreme teknikleri- infertilite -gebelik rehberi -kadın sağlığı
ivf icsi // İnfertilite - kısırlık - tüpbebek -yardımla üreme teknikleri/ ivf icsi / gebelik -kadın sağlığı
Jinekolog Operatör Doktor Ahmet GÖKSEL- Jinekolog Biz Jinekoloji ve Kadın Sağlığı Portalı
Jinekoloji, kadın sağlığı : Jinekoloji - kadın sağlığı binlerce sayfa ve online chat - sağlık portalı
Jinekolog Ankara Operatör Doktor Ahmet GÖKSEL- Ankara-Jinekolog Net
Jinekoloji, kadın sağlığı : Jinekoloji - kadın sağlığı binlerce sayfa ve online chat - sağlık portalı
Jinekoloji, kadın sağlığı : Jinekoloji - kadın sağlığı binlerce sayfa ve online chat - sağlık portalı
Jinekoloji, kadın sağlığı : Jinekoloji - kadın sağlığı binlerce sayfa ve online chat - sağlık portalı
Kadın doğum - kadın hastalıkları -cinsel sağlık - Kadın doğum - online chat ve online soru - destek
Kadın doğum - kadın hastalıkları -cinsel sağlık - Kadın doğum - online chat ve online soru - destek
Kadın hastalıkları - kadın doğum -kadın sağlığı - kadın hastalıkları - online chat ve online soru - destek Portalı
Kadın hastalıkları - kadın doğum -kadın sağlığı - kadın hastalıkları - online chat ve online soru - destek Portalı
Amniyosentez - gebelik ve genetik testler. Amniyosentez uygulaması - Anomali taraması -Amniosentez.com Gebelik ve Doğum Bilgileri.
Kadın sağlığı : Gebelik ve Doğum, cinsel sağlık; kadın sağlığı konusnda en kapsamlı PORTAL
Kadın sağlığı : Gebelik ve Doğum, cinsel sağlık; kadın sağlığı konusnda en kapsamlı PORTAL
İnfertilite - kısırlık - tüpbebek -yardımla üreme teknikleri- infertilite -gebelik rehberi -kadın sağlığı
Kolposkopi - smear testi - kolposkopi - rahim ağzı kanseri -papsmear testi
Kondilom - genital siğiller - kondilom - Hpv enfeksiyonu Genital Siğiller
Kürtaj - istenmeyen gebelik - kürtaj - Gebelik ve korunma yöntemleri
Kürtaj - istenmeyen gebelik - kürtaj - Gebelik ve korunma yöntemleri
Laparoskopi - Laparoskopik ameliyatlar - Laparoskopi Nedir ?.KADIN SAĞLIĞI
Menapoz - premenapoz - kemik erimesi - menapoz ve hormon tedavisi - menapoz ve kadın sağlığı
Menapoz - premenapoz - kemik erimesi - menapoz ve hormon tedavisi - menapoz ve kadın sağlığı
Menapoz - premenapoz - kemik erimesi - menapoz ve hormon tedavisi - menapoz ve kadın sağlığı
menopoz - osteoporoz - premenopoz osteoporoz menopoz ve hormon tedavisi - menopoz ve kadın sağlığı
menopoz - osteoporoz - premenopoz osteoporoz menopoz ve hormon tedavisi - menopoz ve kadın sağlığı
menopoz - osteoporoz - premenopoz osteoporoz menopoz ve hormon tedavisi - menopoz ve kadın sağlığı
Mikroenjeksiyon İnfertilite kısırlık tüpbebek infertilite-Üreme Sağlığı
Miyom Nedir . Miyom ameliyatı. Miyom ve jinekolojik sorunlar.
Nisaiye-kadın doğum-kadın sağlığı-kadın hastalıkları-online chat ve online soru -destek Portalı
Normal doğum, ağrısız doğum, epidural doğum.Normal doğum
Osteoporoz, kemik erimesi, osteoporoz ve menopoz.Kadın Sağlığı
Osteoporoz, kemik erimesi, osteoporoz ve menopoz.Kadın Sağlığı
Perinatoloji, Gebelik - hamilelik ve Doğum - Anomali taraması
polikistik-over.biz
Pregnancy guide - pregnant - health - Pregnancy guide
Rahim kanseri, Rahim ağzı yarası, smear testi. Kadın ve Sağlık
Gebelik rehberi - Sanal gebelik takip sistemi - gebelik rehberiniz.www.sanalgebelik.com
Sezaryan,Epidural sezaryan, ağrısız doğum, normal doğum.
Tüp bebek, mikroenjeksiyon, tüp bebek oranları, infertilite - aşılama Tüp bebek Yardımla üreme
Women's Health Information from the National Women's Health Resource Cente
Kadın hastalıkları - kadın doğum -kadın sağlığı - kadın hastalıkları - online chat ve online soru - destek Portalı
Kadın hastalıkları kadın sağlığı gebelik hamilelik cinsel sorunlar portalı
myom Nedir . myom ameliyatı. myom ve jinekolojik sorunlar
menopoz - osteoporoz - premenopoz osteoporoz menopoz ve hormon tedavisi - menopoz ve kadın sağlığı
Kadın Hastalıkları | Kadın Sağlığı | Kadın Hastalıkları | Kadın Hastalıkları | Kadın Sağlığı | Kadın Hastalıkları | Kadın Sağlığı |
Kızlık zarı - Himen - Hymen ( kızlık zarı )-Hymenoplasti - himenoplasti
labioplasti vajinal estetik iç dudaklar dış dudaklar
Vajinal Estetik - ( Vajina Estetiği ) Ameliyatlar
Gebelik hamilelik ve kadın hastalıkları konusunda Türkiye'nin en kapsamlı sitesi
genitalsigiller.net
Hamilelik ve Gebelik Konusunda Aradığınız Herşey
hymenoplasty - kızlık zarı - hymen Nedir. hymenoplasty ( hymenoplasti ) - Cinsel sağlık
hymenoplasty - kızlık zarı - hymen Nedir. hymenoplasty ( hymenoplasti ) - Cinsel sağlık
jinekoloji ve kadın hastalıkları jinekonet
Gebelik Hamilelik Kadın Sağlığı Gebelik Hamilelik Kadın Sağlığı sitesi Gebelik Hamilelik
genital
Kadın doğum - kadın hastalıkları -kadın sağlığı - Kadın doğum - online chat ve online soru - destek
Kadın hastalıkları - kadın doğum -kadın sağlığı - kadın hastalıkları - online chat ve online soru - destek Portalı
Kadın hastalıkları - kadın doğum -kadın sağlığı - kadın hastalıkları -online chat ve online soru-destek Portalı
Kemik erimesi - Menopoz - kadın saglıgı - Kemik erimesi - kadın saglıgı REHBERİ
Kızlık zarı - Himen - Hymen ( kızlık zarı )-Hymenoplasti - himenoplasti
Kürtaj - istenmeyen gebelik - kürtaj - Gebelik ve korunma yöntemleri
Jinekolog Operatör Doktor Ahmet GÖKSEL- Jinekolog Net Jinekoloji ve Kadın Sağlığı Portalı
sezaryen
sezeryan, Epidural sezeryan, ağrısız doğum, normal doğum
Tüp Bebek
spermbankası
Bebek. gebelik - Tüp bebek yöntemleri - yardımla üreme yöntemleri - Tüpbebek - Mikroenjeksiyon , ivf - icsi , Bebek
Bebek. gebelik - Tüp bebek yöntemleri - yardımla üreme yöntemleri - Tüpbebek - Mikroenjeksiyon , ivf - icsi , Bebek
Cocuk hastalıkları - Gebelik ve Doğum - Anne ve Çocuk Sağlığı. Hamilelik Sonrası Çocuk Bakımı. cocuk hastalıkları .com Sizin Portalınız.
Çocuk hastalıkları - Gebelik ve Doğum - Anne ve Çocuk Sağlığı. Çocuk Bakımı. cocuk hastalıkları.com Sizin Portalınız.
Gebelik hamilelik ve kadın hastalıkları konusunda Türkiye'nin en kapsamlı sitesi
fetal doppler
fosamax
kordon
kordonkanibankasi
Doktor : online doktor - Online Doktor Sağlık ve yaşam kanalları.

Gebelik Hamilelik Doğum Kadın Hastalıkları rehberi Gebelik Hamilelik Doğum rehber Gebelik Hamilelik Kadın Sağlığı SİTESİ jinekolog kadın doktoru
Varkosel Varikosel Tedavisi Varikosel ve Kısırlık Sperm ve Spermiogram Varikosel Ameliyatı
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
     
 

Acquired Immune Deficiency Syndrome (AIDS)

AIDS: Acquired Immune Deficiency Syndrome kelimelerinin baş harflerinden oluşturulmuş bir kelimedir. "Edinilmiş İmmun yetmezlik sendromu" adı verilen bu hastalık HIV (Human Immune Deficiency Virus) adı verilen virüsün cinsel ilişki, virüsü taşıyan kanın nakledilmesi, virüsü taşıyan bir hastanın vücut salgılarıyla temas ile (cinsel ilişki olmadan intim (cinsel içerikli) öpüşme, hastane personelinin yeterli önlem almaksızın virüsü taşıyan kişiye tıbbi bakım hizmeti vermesi gibi) vücuda giren virüsün temel hedefi bağışıklık sistemidir. Bu sistemi zayıflatarak veya etkisiz hale getirerek çeşitli fırsatçı enfeksiyonların ve belli kanser türlerinin ortaya çıkmasına neden olur. İlk temastan kanda virüsün saptanmasına kadar geçen süre 6 ay kadar uzun, ilk belirtilerin ortaya çıkmasına kadar geçen süre ise 10 yıl kadar uzun olabilir.

Günümüzde AIDS hastalarının tam olarak şifaya kavuşmaları mümkün olmamakla beraber virüsün yayılmasını kısmen durduran, fırsatçı enfeksiyonların tedavisinde başarıyla uygulanan çok sayıda ilaç yardımıyla AIDS hastalarının yaşam süreleri artmaktadır. AIDS aşısı çalışmaları da hızla devam etmektedir.

HIV / AİDS epidemisi 1970'lerin sonu 80'lerin başında Kuzey Amerika, Latin Amerika, Karayibler, Sahra altı Afrika, Batı Avrupa, Avustralya ve Yeni Zelanda'dan başladı. 1980'lerin sonunda Kuzey Afrika, Orta - Doğu, Güney - Güneydoğu - Doğu Asya ve Pasifik kıyılarına yayıldı. 1990'ların başında siyasal değişimlerin de etkisiyle Doğu Avrupa ve Orta Asya'yı da etkilemeye başladı. Her biri kendine özgü niteliıi ve etkinliıi olan epidemilerin vardığı nokta artık pandemi olarak kabul edilmektedir.

Pandemi, ülkeleri / bölgeleri farklı şiddette etkileyerek son derece karmaşık bir hal almış, bir mozaik gibi farklı bir doku oluşturmuştur. Bu farklılaşmanın temelini sık görülen bulaş yolu, coğrafi yapı, HIV subtipleri, yaş, cins, sosyo-ekonomik koşullar, yaşam tarzı, HIV yayılma potansiyeli ve hızı gibi faktörlerdeki farklılıklar oluşturmaktadır. Global olarak HIV pandemisinin kıtalar arasında yayılmaya devam ettiğini; bununla birlikte HIV insidansının bazı ülkelerde düşmeye başladığını görüyoruz.

HIV / AİDS ile yaşayan kişi sayısı 1990 da 10 milyon iken 1996 ortalarında 27.9 milyona, 1999 sonunda 33.6 milyona çıkmıştır. HIV ile infekte kişilerin büyük çoğunluğu ( %95) gelişmekte olan ülkelerde yaşamaktadır. Bu ülkelerde, fakirliğin yanı sıra sağlık sistemleri ve virüsün yayılmasını önleyecek korunma önlemlerini sağlayacak kaynaklar yetersiz olduğu için infeksiyon oranlarının artması beklenmektedir. HIV ile infekte toplam nüfusun % 70'i Sahra altı Afrika'da yaşamaktadır. Bu bölgede 23.3milyon kişi HIV den etkilenmiş, aileler dağılmış, genç nüfus azalmaya başlamış, üretim düşmüş durumdadır. Afrika'nın dışında epideminin en yüksek olduğu yerlerden biri Karayiblerdir. Orta-doğu, güneydoğu / doğu Asya'da da tehlike çanları çalmaktadır. Epideminin bu bölgede daha geç başlaması avantaj sağlamakla birlikte HIV ile yaşayan kişi sayısı 6.5 milyonu bulmuştur. Doğu Avrupa ve orta Asya HIV infeksiyonunun en hızlı yayıldığı bölgelerdir. Toplam olgu 360.000 olmakla birlikte, bu bölge 1999 yılında dünyanın en dik HIV infeksiyonu grafiğini çizmiştir.

Epideminin başlangıcından itibaren 16.3 milyon kişi AİDS nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Gelişmiş ülkelerde antiretroviral tedavinin AİDS'e bağlı ölümleri azaltmasına rağmen 1999 yılı, 2.6 milyon ölümle, epideminin başlangıcından beri ölümlerin en yüksek olduğu yıl olmuştur. Dikkat çeken bir nokta da gelişmiş ülkelerde AİDS'e bağlı ölüm hızının düşüşüdür. Amerika Birleşik Devletleri'nde AİDS'e bağlı ölümler 1996 - 1997 yılları arasında % 42 iken 1997 - 1998 yılları arasında yaklaşık % 20 civarındadır.

Epideminin başlangıcından bu yana 3.6 milyon çocuğun (< 15 yaş) AİDS nedeniyle öldüğü bildirilmektedir. Halen, 570 000'i 1999 yılı içinde hastalığa yakalanmış olan 1.2 milyon çocuk HIV ile infekte yaşamaktadır. Çocukların yaklaşık % 90'ına virüs doğumda veya daha sonra anne sütüyle bulaşmaktadır. Bu çocukların da % 90'ı Sahra altı Afrika da yaşamaktadır.

Risk grupları incelendiğinde, pandeminin başlangıç bölgeleri olan Kuzey Amerika, Latin Amerika, Batı Avrupa, Avustralya da ilk sırada erkek eşcinseller daha sonra İV uyuşturucu bağımlıları (İV-UB) yer almaktadır. Kuzey Afrika, Ortadoğu, Doğu Asya - Pasifik bölgesi, Doğu Avrupa ve Orta Asya'da ise İV-UB ilk sırada yer almaktadır. HIV / AİDS olgularının Bahreyn'de 2/3'ü, İranda yarısı, Tunusda 1/3'ü İV uyuşturucu bağımlısıdır. Sahra altı Afrika, Karayibler ve Güneydoıu Asya'da yaygın bulaş yolu olarak sadece heteroseksüel korunmasız cinsel temas saptanmaktadır.

HIV 1'in yaygın olarak bulunan M grubunun 8 subtipi (A-H) ile yapılan çalışmalar virüsün dünya üzerindeki dağılımı, bulaş yollarının değerlendirilmesi ve epideminin nasıl yayıldığının anlaşılmasında bir ipucu yakalamak için önem taşır. Avrupa'da erkek eşcinseller arasında subtip B'nin yaygın olarak bulunduğu, diğer subtiplerin daha az olarak, heteroseksüel cinsel temasla infekte olmuş kişilerde görüldüğü saptandı. Amerika kıtasının tümünde, Avustralya, Yeni Zellanda, Endonezya, Filipinler, Tayvan ve Japonya'da da subtip B'nin hakim olduğu gösterildi. Tayland'da yaygın olarak subtip E saptanırken daha az olarak IV-UB da subtip B olduğu, bu suşun Myanmar (Burma), Malezya ve güney-doğu Çin'de ki İV-UB da bulunduğu gösterildi. Hindistan'da subtip C; Romanya'da subtip F nin hakim olduğu saptandı.

Türkiye'de HIV / AİDS olgularıyla ilgili bilgiler Sağlık Bakanlığı tarafından toplanıp açıklanmaktadır. Bilgiler, bu amaçla geliştirilen "D 86 formu" ile toplanmaktadır. Form, HIV infeksiyonu tanısı koyan doktor tarafından, Western-Blood doğrulama testi sonucu da alındıktan sonra doldurularak Sağlık Müdürlüğüne gönderilmektedir. Formda olguların açık kimliği yazılmayıp isminin ilk iki harfi / soyadının ilk iki harfi / baba adının ilk iki harfi / doğum yılının son iki rakamından oluşan şife kullanılmaktadır.

Türkiye'de ilk olgunun görüldüğü 1985'den 1999 sonuna kadar toplam 983 HIV/AİDS olgusu istatistiklere geçmiştir. Gerçek rakamın bunun çok üstünde olduğu tahmin edilmektedir. Bildirimdeki aksaklık ve ihmallerin yanı sıra HIV ile infekte kişilerin kendilerini gizlemeleri doğru sonuçların alınmasını engellemektedir. İlk 10 yıl içinde 458 (% 46.5) olgu saptanırken son 4 yılda 525 (% 53.5) olgu bildirilmiştir. Gelişmiş ülkelerde HIV / AİDS olgularının azalmaya başladığı 1996 yılından itibaren Türkiye'de görülen artışın ülkemizdeki tehlikenin habercisi olduğunu düşünmek yanlış olmaz.

Salgının başından beri 271 kadın, 712 erkek olgu bildirilmiştir. Olguların yaşları incelendiğinde yoğunluğun 20 - 50 yaş arasında olduğu (742 / 983, %75.4) dikkat çekmektedir. 50-59 yaş arasında 65 olgu, 60 yaşın üstünde 34 olgu bildirilmiştir. 19 olgunun çocuk yaş grubunda, 26 olgunun adolesan yaşta olduğu; 94 olgu için yaş tespiti yapılamadığı saptanmaktadır.

Bulaş yolu olarak en sık heteroseksüel korunmasız cinsel temas rol oynamaktadır. (477 / 983, % 48.5). Homoseksüel - biseksüel cinsel temas ve/ veya İV uyuşturucu bağımlılığı gibi riskli davranışlar 179 olguda ( %18 ) infeksiyonun bulaş yolu olarak tespit edilmiştir. Hemofilik 9 hastanın yanı sıra 37 olgu transfüzyonla, 11 olgu anneden bebeğe geçiş, 4 olgu nosokomial bulaş olarak değerlendirmektedir. Diğer taraftan, bulaş kaynağı saptanamayan 266 (%27) olgu mevcuttur.

En çok İstanbul'dan (516, % 52.4) daha sonra sırasıyla Ankara (163, % 16.5) ve İzmir'den (120 , %12.2) bildirim yapılmaktadır. Bunları 16'şar olguyla Adana ve Bursa izlemektedir.

Türkiye'de HIV / AİDS olguları henüz çok fazla olmamakla birlikte Doğu Avrupa' da yaşanan hızlı artışı göz ardı etmemek gerekir. Eski Sovyetler Birliği'nde, epideminin başlangıcından bu yana bildirilen toplam olgunun yarısı 1999 yılının ilk 9 ayında saptanmıştır. Türkiye de böyle bir patlamanın eşiğinde olabilir. Bu nedenle başta eıitim olmak üzere gerekli önlemlerin bir an önce hayata geçirilmesine ihtiyaç vardır. Tayland'da başarılı bir örneği görülen, ülkedeki tüm sektörlerin katıldığı büyük bir kampanya ile Türkiye' de HIV / AİDS sorununu daha fazla ilerlemeden durdurmak, belki de eradike etmek mümkün olabilecektir.

Türkiye'de HIV / Aids'in Yayılışı

AIDS Türkiye'de ilk defa 1985 yılında ortaya çıkmış ve ülkede yayılmaya başlamıştır. 1985-1987 yıllarında HIV/AIDS genellikle kan nakli yapılanlarda, damar içi uyuşturucu kullananlarda, yurtdışına giden işçilerde, yabancı ülkelere öğrenim amacıyla giden öğrencilerde ve turistlerde görülmüştür. Yurtdışında çalışan işçiler Türkiye'ye tatil için geldiklerinde eşlerine HIV'i bulaştırmışlar ve Türkiye'de yaşayan bir çok kadının da HIV ile infekte oldukları ortaya çıkmıştır. 1988-1990 yıllarında ülkeye gelen turist sayısında büyük artış olmuştur. Bu yıllarda yurt dışında çalışan işçiler, öğrenim için başka ülkelere giden öğrenciler, yurtdışına ticaret, seyahat veya ziyaret için gidenlerden de HIV infeksiyonu ile karşılaşanlar olmuştur.

Cinsellik, uyuşturucu madde kullanımı ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar gibi daha önce Türk toplumunda konuşulamayan konular, 1985'ten itibaren AIDS hastalarının ve HIV infekte kişilerin meydana çıkması ile sık sık tartışılmaya başlanmıştır. Özel TV kanallarının açılması ile çocuklar, gençler ve kırsal kesimlerde yaşayanlar cinsellik ve cinsel ilişkilerin çeşitleri hakkında bilgi sahibi olmuşlardır. Buna karşın Türk toplumuna cinsellik hakkında yeterli bilgi verilememiştir ve okullarda cinsellik konusunda eğitime, ancak bu yıl bazı okullarda başlanabilmiştir.Ancak bütün okullarda eğitime tam anlamı ile açıklık getirilmediğinden, öğrencilerde korkusuzluk ve çekinmezlik henüz aşılamamıştır.

1991-1993 yıllarında Doğu Avrupa ülkeleri, Romanya, Rusya, Gürcistan ve bunlara komşu ülkelerden büyük sayıda turist Türkiye'ye bavul ticareti amacıyla gelmiştir. Bu kadınlar arasında paralı cinsel ilişkiye girenler de olmuş ve HIV'in bu yolla Türkiye'de fazla sayıda yayılacağı spekülasyonları yapılmıştır. Ancak yapılan bazı bilimsel çalışmalarda İstanbul'da ve Karadeniz kıyılarında seks ticareti yapan ve test uygulanan kadınlarda bel soğukluğu ve frengi gibi hastalıklar ile karşılaştırıldığında HIV pozitifliğinin çok az olduğu saptanmıştır. 1992 yılından itibaren İstanbul'a Afrika ülkelerinden bazı zenci gruplar gelmiştir. Bunların bazılarının uyuşturucu kullanırken veya satarken yakalandıkları ve bir kısmının kan muayenelerinde anti HIV testlerinin pozitif olduğu medyada yer almıştır. 1994-1996 yıllarında da Türkiye'nin büyük şehirlerine, Ege, Akdeniz ve Karadeniz kıyı kentlerine fazla sayıda turist gelmiştir. Önceki yıllarda medyanın sık sık üzerinde durduğu turistlerden HIV bulaşması yayınlarına 1994'ten sonra basında fazla rastlanmamıştır. Buna karşın bazı TV yayınlarında AIDS'ten bahsedilmiştir. Ancak bu oturumlarda sorunlara çözüm getirebilecek düşüncelerin kişi özgürlüğüne ve evrensel insan haklarına saygılı olarak irdelenmesi yerine, çoğu kez gelişigüzel seçilmiş konuşmacılar yüzeysel düşüncelerini ifade etmeye çalışmışlardır. AIDS konusunda düzenlenen maske takılmış HIV infekte kişilerin ekrana çıkarıldıkları TV programları ise yapılmaması gereken ayrımcılığı ve damgalamayı göstermiştir. Toplum içinde yaşayan ve diğer insanlar tarafından kucaklanması gerektiği imajı yerine HIV infekte kişileri toplumdan farklı göstermeye çalışan bu programlarda söylenen yanlış bilgiler ve mesajlar bir çok izleyicide sonradan düzeltilmesi güç kalıntılar bırakmıştır. TV programlarının birkaç gün içinde acele ile ya da uzmanlara danışılmadan yapılmaları programın kalitesi sorununu gündeme getirmektedir. AIDS gibi en önemli sağlık sorunu konusunda program yapımcısının konunun uzmanları ile görüşüp, konuşmacıları birlikte seçerek bilimsellikten ayrılmadan topluma doğru bilgileri ve mesajları aktaracak, sorunlara çözüm önerebilecek programlar yapmaları toplum için yararlı olabilmektedir. 1999-2000 yıllarında bazı TV programları bu şekilde hazırlanmış ve topluma çok yararlı mesajlar vermişlerdir.

Diğer ülkeler gibi, HIV Türkiye'ye de yerleşmiştir. Türkiye'de bulunan HIV' li kişilerden diğer kimselere cinsel yolla HIV bulaşmaları olabilmekte; HIV' li kan veya kan ürünlerinin şırıngası ile de HIV bulaşmaları meydana gelmektedir. Bugüne kadar anneden çocuğa HIV bulaşması çok az sayıda tespit edilmiştir.

Toplumumuzda HIV bulaşmasının önlenmesi için korunma konusunda bilgilendirme yöntemlerinin toplumun çeşitli kesimlerine götürülmesi çalışmaları kesinlikle ihmal edilmemeli ve özellikle gençlerin eğitimine önem verilmelidir.

HIV İnfeksiyonlarının Laboratuvar Tanısı

Günümüzde, HIV infeksiyonlarının tanısında, kısaca "serolik yöntemler" olarak tanımlanan laboratuar tekniklerinden yararlanılır. Tüm Dünyada, tarama ve tanı amacıyla başvuranlar ilk uygulama, HIV ile infekte olan bireyler de bir süre sonra ortaya çıkan ve etken virüse karşı oluşan spesifik ANTİ-HIV antikorlarının ELISA tekniği ile gösterilmesidir. Organizmanın, vücuda giren yabancı etkene karşı oluşturduğu Anti-HIV antikorlarını sentezlemesi için bir süre gereklidir; işte bu nedenle şüpheli bir temastan hemen sonra, bu testi yaptırmanın anlamı yoktur; çünkü, böyle bir yola baş vurulur ise, aranan antikorlar henüz oluşmadığından, virüs ile temas edilmiş olsa bile, test sonucu "yalancı negatif" olarak belirlenecektir.HIV virüsü ile infekte olduğunu düşünerek test yaptırmak isteyen kişilere, temastan 3 ay sonra test yaptırması önerilir. Bu süre antikorların sentezlenmiş olacağı yeterli süredir. Zaman içinde duyarlıkları artmış olan serolojik testler ile, temastan ortalama dört hafta sonra, Anti-HIV antikorlarını saptamak olasıdır. "Serolojik pencere dönemi" şeklinde isimlendirilen bu dört haftalık dönem sonunda eğer ELISA testi "pozitif" bulunur ise, bu durum kişinin virüs ile temas ettiğinin göstergesidir; ancak gelişmeler sonucu duyarlıklarının yanı sıra, özgüllükleri de optimal düzeye yaklaşmış olan ELISA testlerinde, her şeye rağmen çeşitli nedenlere bağlı olarak "yalancı pozitif" sonuç alınması söz konusudur. Bu nedenle iki kez yinelenen ve ELISA ile pozitif bulunan kan örneklerinde, "ilave testler" ile durumun kesinleştirilmesi gereklidir. Bu amaçla en sık başvurulan test "Western Blot" doğrulama tekniğidir; yeterli özgüllüğe sahip olan bu teknik ile pozitifliğinin doğrulanması, kişide Anti-HIV antikorları bulunduğunun kesin kanıtıdır.

HIV tanısı amacıyla, Anti-HIV antikorlarının "hızlı testler" şeklinde tanımlanan yöntemlerle de araştırılması olasıdır. Ancak aynı reaktifler kullanılsa bile, ELISA esasına dayanan hızlı testlerde, non-spesifik bağlanmalardan kaynaklanan yalancı pozitifliği söz konusu olabileceği; özellikle kalite kontrolünün ve danışmanlık hizmetinin bulunmadığı ortamlarda (muayenehaneler, acil servisler veya bireylerin testi satın alarak bizzat evlerinde kullanmaları gibi) uygulanmalarının sakıncalı olabileceği görüşü ağır basmaktadır.

HIV tanısı için ELISA yönteminin yaygın olarak kullanımının yanı sıra, bazı durumlarda HIV-antijeni veya HIV nükleik asitinin araştırılması gereklidir. Virüsün yapısal bölümlerinden biri olan p24 antijenini, yine ELISA tekniği ile kanda aramak olasıdır. Ancak, henüz antikorlar oluşmadan önce, temastan iki hafta sonrasından başlayarak dolaşımda p24 antijenine kuramsal olarak rastlamak mümkün ise de, yönteme bağlı duyarlık sorunları nedeniyle, antijen aranması erken tanı için uygun değildir. Buna karşılık, günümüzde hergün daha başarılı biçimde sürdürülen tedavi protokollerinin izlenmesinde, antijen testinden yararlanılabilir. Benzer şekilde "erken tanı" amacıyla,temastan sonra ortalama 10-12 gün sonunda HIV-RNA'sını moleküler biyoloji teknikleri ile (RT-PCR,b.DNA,NASBA...) göstermek olasıdır. Ayrıca Nükleik asit (HIV-RNA) araştırmalarını kantitatif olarak gerçekleştirmek, ve kısaca "viral yük" olarak tanımlanan virüs miktar tayinini saptamak da mümkündür; bu uygulama, özellikle tedaviye seçilecek kişilerin belirlenmesinde, ve tedavinin etkinliğini araştırmada başvurulan önemli bir yöntemdir. Ayrıca kullanılan antiretrovirallerle direnç gelişiminin izlenmesinde; infekte anneden bebeğe bulaş riskinin ön görülmesinde; ve nihayet HIV infeksiyonlarından AIDS'e geçiş döneminin belirlenmesinde moleküler biyoloji yöntemlerinden yararlanılır.

Sonuç olarak; HIV infeksiyonlarının laboratuar tanısı için, standart referans yöntemin ELISA ile Anti-HIV antikorlarının araştırması olduğunu; her ELISA pozitifliğin WB ile doğrulanması gerektiğini; ancak her iki yöntemin de olumlu ve olumsuz özelliklerinin bulunduğunu ve nihayet göstergelerin evrim şeması göz ardı edilmeksizin, belirli bir dönemde alınacak örneklerle en uygun testin kullanılması gereğini belirtmek gerekir. Ülkemizde de bir süreden beri, belli referans laboratuarlarında kullanılan "viral yük" tayini ise özellikle antiviral tedavinin etkinliğinin belirlenmesinde gerekli ve yararlı bir testtir.

 
     
          Site Uzmanlarımız
Jinekolog Opr. Dr. Ahmet GÖKSEL
Jinekolog Opr. Dr. Almora DUMAN
Jinekolog Opr. Dr. Mehmet Ali Mungan
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Bu site KİŞİLERİ BİLGİLENDİRMEK AMACIYLA HAZIRLANMIŞ OLUP, SAĞLIK HİZMETİ VERMEMEKTEDİR. Tanı ve tedavi mutlak bir doktor tarafından yapılması gereken son derece ciddi işlemlerdir SİTEDEKİ BİLGİLER HİÇ BİR ŞEKİLDE HASTALIKLARIN TANI VEYA TEDAVİSİNDE KULLANILMAMALIDIR. Site içeriğinin bu şekilde tanı ve tedavi amacıyla kullanımından doğacak tüm sorumluluk ziyaretçiye, kullanıcıya aittir. Bu siteyi ziyaret eden kişiler bu uyarıları kabul etmiş sayılırlar. Tıp bilgileri, kullanılan tanı ve tedavi gereçleri hızla değişilmektedir. Bir bilgi, yöntem veya gereç çok kısa sürede terk edilebilir. Ayrıca tıpta aynı sonucu almaya yönelik olan, farklı teknik ve bilgiler, değişik uygulamalar olabilir. Tanı ve tedavide doktorun kişisel deneyimi, yetenekleri belirleyici bir faktördür. Aynı konu hakkında farklı görüşler olması mümkündür. Bilgiler her gün güncelleştirilemediğinden her bilginin ziyaretçi tarafından doktoruna danışılarak kontrol edilmesi gereklidir.