| |
Ovulasyon (yumurtlama) faktörü
Çocuk sahibi olamayan kadınların %25' inde ovulasyon (yumurtlama)
düzensizlikleri vardır bunun nasıl oluştuğunu anlayabilmek için, yumurtalık
fonksiyonlarının bilinmesi gerekir.
Üreme
çağında yumurtalıkların iki ana fonksiyonu vardır; bunlardan biri düzenli
adet kanamalarının arasında yumurta üretimi, diğeri ise östrojen ve
progesteron hormonlarının salınmasıdır. Bu hormonlar yumurtayı döllenmeye,
Fallop tüplerini de embryo transferine hazırlar ve döllenen embryonun
rahimde tutunabilmesi için gerekli ortamı sağlar. Beyindeki hipofiz bezinden
yumurta gelişimini uyaran hormon (FSH) ve yumurtanın olgunlaşarak
çatlamasını uyaran hormonların (LH) salınımı ile yumurta gelişimini ve
yumurtalıklarda hormon üretimini kontrol eder. Adet kanaması sonrasında FSH
ve LH hormonlarının etkisi ile folikül gelişimi başlar, östrojen salgılayan
her folikül bir yumurta içerir. Menstruel siklusun (adet dönemi) ortasında
yumurtlama gerçekleşir. Baskın olan folikül çatlar ve yumurta Fallop
tüplerine atılır, çatlayan folikülün hücreleri progesteron hormonu salgılar.
Boş folikül büzüşür ve oluşan sarı renkli yapıya korpus luteum adı verilir.
Menstruel siklusun luteal faz denen ikinci döneminde korpus luteumdan
östrojen ve çok miktarda progesteron salgılanır.
Eğer döllenme gerçekleşirse döllenen yumurta (embryo) Fallop tüplerinde üç
dört gün geçirdikten sonra rahme gelerek endometrium denen rahmin iç
tabakasına yerleşir. Östrojen ve progesteron rahmi embryonun tutunabilmesi
için hazır hale getirir ve embryonun besinini sağlar. Eğer döllenmiş yumurta
rahme tutunamazsa bu hormonlar yumurtlamadan iki hafta sonra iyice azalır,
ve rahmin iç tabakası dökülür, bu da adet kanamasına neden olur. Menstrüel
siklus tekrar başlar.
Çocuk sahibi olamayan kadınların %25' inde ovulasyon (yumurtlama)
düzensizlikleri vardır. Bazal vücut ısısı ölçümü ile yumurtlamanın
gerçekleşip, gerçekleşmediği anlaşılabilir. Kadın adet döneminin ilk
gününden itibaren her sabah uyandığında derece ile ağızdan vücut ısısını
ölçer ve tabloya işler. Yumurtlama gerçekleştikten hemen sonra vücut ısısı
0.5oC artar. Eğer yumurtlama gerçekleşmezse vücut ısısı değişmez. Kanda veya
idrarda Luteinize Edici Hormon (LH) düzeyi belirlenerek de yumurtlamanın
olup olmadığı belirlenir. Ayrıca ultrason ile yapılan takipler ile de
yumurtalıklardaki folikül gelişimi ve yumurtlamanın olup olmadığı
belirlenebilir.
Yumurtlamadaki problemler birçok nedene bağlı olabilir. Diet, kullanılan
ilaçlar ve yaşam tarzı yumurtlamayı etkiler. En sık görülen neden beyin
yumurtalık aksının düzenli çalışmamasıdır. Daha nadir olarak yumurtalıkların
kendindeki bir problem yumurtlama bozukluklarına neden olur.
Beyin yumurtalık aksının çalışmasındaki problemler iki değişik şekilde
görülebilir. Hipotalamik pitüiter fonksiyon bozukluğunda hastada adet
düzensizliği ve yumurtlama bozuklukları görülürken Hipotalamik pitüiter
yetmezlikte yumurtlama hiç gerçekleşmez ve hasta adet görmez.
Hipotalamik pitüiter fonksiyon bozukluğu yumurtlama bozukluklarının en sık
görülen ve en kolay tedavi edilebilen nedenidir. Bu durum şişmanlığa,
strese, kullanılan ilaçlara ve polikistik over sendromu olarak adlandırılan
nedenlere bağlı olabilir.
Hipotalamik pitüiter yetmezlik nadir görülen bir durumdur. Yumurtalıklara
beyinden hiç bir hormonal uyarı gitmediği için folikül gelişimi ve
yumurtlama gerçekleşmez.
Yumurtalıklarda görülen yetmezlikte yumurtlama bozukluklarının nadir görülen
bir diğer nedenidir. Bu bağışıklık sistemindeki bozukluklara, doğuştan olan
problemlere veya enfeksiyonlara bağlı olabilir.
Yumurtlama gerçekleşmeyen hastalarda ilaç kullanılarak follikül gelişimi ve
yumurtlama sağlanır. Uygulanan tedavi ile hastaların yaklaşık % 50' si altı
ay içinde gebe kalır.
Polikistik over sendromu
Düzensiz yada adet
kanaması olmadan geçen sikluslar, tüylenme, infertilite ve kilo artışı ile
karakterize bir durumdur. İlk defa Stein ve Levental isimli doktorlar
tarafından 1935'de tanımlanmıştır. Polikistik over hastalığı olan vakalarda
bir çok küçük kistler içeren büyük yumurtalıklar dikkati çeker. Adet
düzensizliği, tüylenme ve kilo alma değişik boyutlarda veya hiç olmayabilir,
fakat yumurtalıklardaki kistler tipikdir ve ultrasonografik olarak saptanır.
Polikistik over hastalığında beyindeki hormonlar yeterli miktarda
salgılanmaz, yumurta gelişimi ve yumurtlama gerçekleşmez. LH/FSH oranı
artarak bozulur. Folikül (yumurta) gelişimi adet siklusunun ilk döneminde
durur. Bu yüzden östrojen ve androjen hormonları sürekli yüksek düzeylerde
olur. Yumurtalıklar büyür ve kistler oluşur, buda daha fazla östrojen ve
androjen (erkeklik hormonu) hormonu salınmasına yol açar. Artan hormon
düzeyleri ve yumutlamanın olmaması infertiliteye neden olur. Artmış
hormonlarla sürekli uyarılan endometrium (rahmin iç tabakası) kalınlaşırak
fazla ve düzensiz kanamaya yol açar. Yüksek dozdaki östrojenin endometriumu
sürekli uyarması sonucu yıllar içinde rahim kanseri gelişebilir. Artmış
androjen (erkeklik hormonu) düzeyleride aşırı kıllanmaya neden olur.
Polikistik over hastalığı olan hastaların rahim ve yumurtalık kanalları
normaldir. Bu hastaların yumurtalıklarında ultrason ile rahatlıkla
görülebilen 8 mm'den küçük çok sayıda minik kistler mevcuttur. Bu kistler
genellikle büyümeyip küçük kalırlar, yumurtalık kanseri riskini
arttırmadıklarından cerrahi bir işleme gerek yoktur.
Polikistik over hastalığının bulguları
 |
Adet düzensizliği.
|
 |
İnfertilite.
|
 |
Tekrarlayan düşük.
|
 |
Tüylenme.
|
 |
Kilo artışı.
|
 |
Anormal
insülin cevabı veya şeker hastalığı.
|
 |
Kalp hastalığı.
|
 |
Göğüslerden süt gelmesi.
|
Polikistik over hastalığının nedenleri
Yumurtalıkların fonksiyonunu bozarak polikistik over hastalığına neden olan
birçok faktör vardır.
Bilinen bazı nedenler;
 |
Şişmanlık;
Polikistik over hastalığının en sık görülen nedeni şişmanlıktır. Yağlı
dokular östrojen salgılar, buda beyindeki hipofiz bezinden yeterli FSH
salgılanmasını engelleyerek yumurtlamayı engeller.
|
 |
Diabet (Şeker Hastalığı);
İnsülin düzeylerinin yüksek olduğu diabetli hastalarda yumurtalıkların
normal fonksiyonu bozulur ve polikistik over hastalığına benzer tablo
gelişir.
|
Polikistik Over Hastalığının Tanısı
Polikistik over hastalığının tanısı hastanın yakınmaları ve muayenesi ile
kolaylıkla konabilir. Tanının doğrulanabilmesi için kan hormon düzeylerinin
belirlenmesi gerekir. Ultrason incelemesi ile yumurtalıklardaki kistler
belirlenir. Eğer hastalık uzun süreden beri devam ediyorsa rahimden parça
alınarak değerlendirilir.
Polikistik Over Hastalığının Tedavisi
Tanısı konduktan sonra polikistik over hastalığının tedavisi kolaydır. Hasta
ileride gebelik istemese bile mutlaka tedavi görmelidir, çünkü uzun süre
yüksek düzeydeki hormonlara maruz kalınması rahim kanserine yol açabilir.
 |
Kilo Verme
Birçok polikistik over hastası kilo vererek normale dönebilir. Uzun
süreden beri şişman olan kişilerin kilo vermesi zaman ve çaba gerektirir.
Bu hastaların doktor kontrolü altında verilen diet programlarını
uygulamaları ve eklersiz yapmaları gerekmektedir.
|
 |
Ovulasyon İndüksiyonu (Yumurtlamanın Uyarılması)
Hastalığın tedavi edilmesindeki ana amaç kadının çocuk sahibi olabilmesi
için yumurtlamanın uyarılmasıdır Klomifen. Bu amaçla doktor kontrolünde
bazı hormon ilaçları kullanılır. adı verilen ilaç ile yapılan tedavi
ekonomik, kolay ve yan etkileri azdır. Beyindeki hipofiz bezini uyararak
yumurta uyarıcı hormonun salgılanmasını sağlar. Bazen yüksek dozda ve
uzun süreli kullanımı gerekebilir. Klomifene cevap vermeyen vakalarda
enjeksiyon ile uygulanan hormon ilaçları kullanılır. Bu ilaçlar
yumurtalıkların daha fazla uyarılmasına ve çoğul gebeliklere yol
açabilir.
|
 |
Cerrahi Tedavi
İlaçlar ile tedavi sağlanamazsa laparoskopi ile lazer veya elekrokoter
uygulanarak yumurtlama uyarılabilir.
|
Bu tedavilerin sonuç vermediği vakalar günümüzde tüp
bebek tedavisi ile çocuk sahibi olabilir. Tedavide erken tanı önemlidir,
annesinde polikistik over hastalığı olan kadınlar dikkatli olmalıdır. Eğer
adetlerin başlamasından beri adet düzensizlikleri varsa polikistik over
hastalığı yönünden araştırma yapılması gerekir. |
|