| |
Endometriozis
Endometriosis uterus (rahim) boşluğu dışında, rahim içini döşeyen ve adetle
dökülen endometrial dokuların varlığı olarak tanımlanır. Sıklıkla rahim
arkası boşluk, rektovaginal aralıkta (vagina ile barsağın son kısmı arası
boşluk), barsağın son kısmının üzerinde, tüpler, yumurtalıklar, rahimi tutan
arka bağlar, mesane ve karın içi yan duvarlarda bulunur.
Endometriosis genetik bir hastalık mıdır?
Çalışmalar kız kardeşlerin, kocalarının kız kardeşlerine göre 6 kez, başka
bir çalışma diğer kadınlara göre 8 kez artmış riskten söz ediyor. Etkilenen
kız kardeşler diğerlerine göre hastalığı daha ciddi geçirebilirler. Ancak
genetik geçişin şekli bilinmiyor.
Hangi sıklıktadır?
Genel kadın toplumunda % 2-5 arasında, çocuk sahip olamayan kadınlarda %
30-40 sıklıkta bulunabildiği bilinmektedir.
Nedeni nedir?
Tüm olguları tek bir teori açıklayamıyor. Yine de çeşitli görüşler ileri
sürülmektedir. Bunlardan en yaygın olanı endometrial doku tüplerden karın
içine göç ederek hastalığa neden olduğu görüşüdür. Ancak bu görüş de tüpleri
bağlananlarda yada rahimi alınmış kadınlar da nasıl oluşabildiğini
açıklayamıyor. Ayrıca diğer kanılar da
 |
Normal olarak her ay dökülüp atılan dokuların
bağışıklık (immun) sistemindeki bir anormallik sonucu vücudun herhangi bir
yerine tutunup, büyümesi sonucu oluştuğu,
|
 |
Bazı ailelerdeki sıklık nedeniyle, genetik bir
doğumsal bozukluk sonucu oluştuğu,
|
 |
Karın içi dokunun tekrarlayan inflamasyon sonucu
endometrial dokuya değişimiyle oluştuğu,
|
 |
Endometrial dokunun rahimden karına kan ve lenf
akımı sonucu yayılarak oluştuğu şeklindedir.
|
Endometriosis çocuk sahibi olamamaya nasıl neden
olmaktadır?
Normal anatominin açık bir şekilde bozulduğu olgularda, endometriosis
fertilite problemlerinin bilinen bir nedenidir. Gerçekte endometriosis
hastalarının % 30-40'ı fertildir. Bu genel toplumun 2-3 katıdır.
Bu hastalarda aylık gebe kalma oranı % 12-36'ya düşer. Uzun dönemde gebe
kalma oranı, anatominin bozulmadığı minimal endometriosisli hastalarda
normaldir. Minimal endometriosisi tedavi etmekle gebe kalma oranının
artmadığı gösterilmiştir. Kadındaki döngüsel hormanların etkisiyle
endometrial doku her ay büyür, gelişir ve ayın sonunda adetle dökülür.
Zararsız bir şekilde vücut dışı yerine içeri aktığı zaman kronik
inflamasyona bu ise yapışıklık, nedbe gelişimi, ve sonuçta üreme
organlarının yakalanması ve işlevsiz hale gelmesine yol açar. Yapışıklıklar
ve nedbe dokuları arasında tutulur, bu ise kısırlığa yol açar. Hastalık
ilerledikçe eski endometrial dokular yayılır, çevresinde ölü nedbe dokusuna
yol açar. Hastalığın hafif formlarında bile (evre 1-2) fertilite etkilenir.
Aktif, genç hastalıklı dokulardan prostoglandin denilen maddeler ve diğer
kimyasal maddeler salgılanır, bu ise üreme organlarının spazm ve
kasılmalarına yol açar. Tüp yumurtayı yakalayamaz, uyarılan uterus embriyoyu
reddedebilir. Buna ek olarak spermi de etkiler ve yumurtayı delme yeteneğini
engeller. Mekanizması tam anlaşılmasa da anovulasyona (yumurtlayamama) yol
açabilir, luteal-faz defektine ya da luteinize patlamamış folikül sendromuna
yol açarak implantasyona engel olur. Bazı araştırmacılar kadının vücudunun
yanlış yerleşen bu endometrial dokulara karşı antikor oluşturduğunu, sonuçta
bunun yüksek spontan abortus (kendiliğinden düşük) oranına, (3 kata kadar)
neden olabileceğini ileri sürmüşlerdir. Tıbbi tedavi yada odakların
çıkarılmasıyla bu oran normale inmektedir. Endometriotik odağı çevreleyen
doku büzülür ve iskemik (oksijensiz) kalır, bu ise ağrıya yol açar.Uzun süre
etkilenme sonucunda tüpler, yapışıklıklarla işlemini yitirir yada tıkanır,
artık yumurta, sperm, embryo geçişine izin vermez. Dış gebelik riski
normalin 6 katına kadar artar.
Gebe kalmayı engelleyen etkenler:
 |
Hormanal faktörler: Normal siklus'a göre
foliküler faz (yumurta gelişim fazı, adetin ilk yarısı) kısadır. Estradiol
düşüktür ve LH fırlaması körelmiştir. Oysa progesteron ve luteal faz
(adetin 2.dönemi, embryo yerleşme dönemi) endometrial biopsilerde
normaldir.
|
 |
Luteinize patlamamış folikül sendromu (LUF): Ciddi yapışıklıklı hastalarda over sarılmıştır ve LUF görülebilir.Normal
hormon parametrelerine karşın yumurta, yumurtalıktan (over) atılamaz. LUF
olduğu belirtilen olguların % 63'de endometriosis bulunmuştur.
|
 |
Tüpbebek ve Deneysel Modeller: Tavşanlarda
endometriosis oluşturulunca doğurganlık % 75'den % 25'e azaldığı buna ise
yumurtlamama olması ve endometriotik nodüllerin neden olduğu
gösterilmiştir. Tüp bebekte ise bu hastalarda daha az yumurta, ve
endometriomalı yumurtalıktan alınan yumurtaların döllenme oranlarının daha
düşük olduğu görülmüştür. Endometriosisli kadından alınan yumurtalarla
oluşturulan embryoların başka kadınlara verildiğinde de yerleşme
oranlarının düşük olduğu görülmüştür. Yine de bu konu başkalarınca kabul
edilmemiş, tartışmalıdır. Açıklanamayan infertilite ve endometriosisli
hastalarda embryonun tutunmasını kolaylaştıran vitronektin adlı maddenin
az oranda olduğunu, endometriosisin tedavisi ile düzeltilebildiği
gösterilmiştir.
|
 |
Peritoneal Faktörler: Karın içi yüzünü
döşeyen zar olan peritonda endometriosisden etkilenir. Peritoneal sıvı
hacmi ve peritoneal makrofaj denilen hücreler (iltihaba karşı saldırgan
hücreler) artmıştır. Bu tür hücrelerin çalışmasını düzenleyen sitokinler
artmıştır. Bunlar sperm-yumurta ilişkisini, sperm hareketi ve
yaşamasını,yumurta yakalanmasını kötü etkileyebilir.Ayrıca endometriosisli
kadınlardan alınan kan serumunun embryo kültürlerin de embryoteksik (embryo'ya
zararlı) olduğu gösterilmiştir.
|
 |
Bağışıklık sistemi: Endometriosisten
etkilenir. Naturel killer cell (doğal öldürücü hücre) işlevini, sonuçta
transplante olan endometrial dokuya reaktivitesini azaltır.
|
Endometriosisin Belirtileri nelerdir?
Kadınların % 33'de hiçbir şikayet yoktur. Hastalığın derinliğine bağlı
olarak şikayetleri değişir: % 70'inin çocuğu olmuyordur. % 28-66'da ilişkide
yada adet sırasında ağrı, % 12-74'de aşırı kanama, % 50'e kadar olabilen
tekrarlayan gebelik kaybı,% 50'e kadar düşük kilo, % 13'de aşırı kilo, %
25-31'de adet sırasında artan sırt ağrısı, % 24-50 karın içi yapışıklıklar,
% 34'de iç bağlar üzerinde nodüller,% 17'de yumurtlamama, % 12'de düzensiz
adet, % 4'de makatta ağrı, bildirilen şikayetlerdir. Hastaların çoğu 20-35
yaş arasındadır.
Endometrial odaklar nerelere yerleşir?
% 61-78 yumurtalıklar, % 14-34 rahim arkası, % 17-55 rahim yüzeyine, % 3-4
barsaklara, nadiren rahim ağzı, vagina, vulva (dış genital bölge), yada
vücudun uzak yerlerine yerleşebilir. Her adetinde gözünden de kanayan hasta
gibi ilginç ve korkunç bir şekilde olabilir. Duygusal bozukluklarla da
karşılaşılabilir. Deprasyon, ağrılı ilişkiye bağlı olarak seksten uzaklaşma,
cinsellik hakkında şüpheler, kendine güven kaybı gibi
Endometriosisin Tanımı:
Adetle ilgili herhangi bir şikayet akla endometriosisi getirir.
Açıklanamayan infertilite, düzensiz adetler, ara kanama, ağrılı adet ve/veya
cinsel ilişkide ağrı durumunda şüphelenilir. Jinekolojik muayenede
endometriotik odaklar araştırılır. Ancak tek kesin tanısal işlem karın
içinin direkt görülmesi ve dokudan biopsi alınmasıyladır. Yani laparoskopi
yapılmasıdır.
Tanısal Laparoskopi:
Laporoskopi, genel anestezi altında göbek altına yapılan küçük bir kesiden
içeri itilen içinden ışık gelen, ucunda kamera olan bir alet (teleskopla)
yapılır. Bu sırada karın CO2 gazı ile şişirilmiştir. Yine karının değişik
yerinden içeri itilen küçük-ince aletlerle de ameliyat yapılır.
Endometriotik lezyonlar, 2-10 cm arasında değişen kahverengi-mavi-siyah
renkte göünen alanlardır. Hastalık uzun süredir varsa barut yanığı gibi,
nedbeleşmiş alanlar olarak görülür. İleri evre endometriosisde (evre 3-4)
etkilenen organları yapıştırır ve dondurur. İç üreme organları anotomik
özelliklerini yitirirler. Hastalık tedavi olmayan kadınların % 47-64'de,
tedavi olanların % 20'de ilerleyebilir. Tüpleri kontrol etmek için aşağıdan
metilen mavisi verildiğinde genellikle önce bir tüpten kolayca geçer, bu
diğer tüpün tıkalı olduğu anlamına gelmez.
Endometriosisin cerrahi tedavisi:
Hastalığın ciddiyeti kadının infertilite öyküsü, gebe kalma isteği, yaşı
cerrahi tedavinin biçimini ve ağırlığını belirler. Maalesef kadının
rahiminin bile çıkarılması % 30 hastada ağrının kalkmasını sağlayamaz.
Tüp-yumurtalık ilişkisinin bozulduğu hastalarda ilk cerrahi çok etkilidir,
tekrarlayan girişimler fertiliteyi düzeltmede daha etkisizdir. Laporoskopi
ile gerçekleştirilen en sık cerrahi işlemler, yumurtalık-tüp-rahimi
çevreleyen yapışıklıkların kesilmesi, endometriotik lezyonlar, ovarian
endometriomaların çıkarılması, lezyonların yakılması, koterizasyon yada
vaporizasyonudur. Uterosakral sinirin yakılması ve kesilmesi (LUNA), ağrıyı
gidermede faydalıdır. Adetle ilgili ağrıların % 85'e iyi gelir, ancak
yapışıklık, endometriomalarda yararı yoktur. Çok daha şiddetli ağrı da
presakral nörektomi dediğimiz işlemle bu bölgeye gelen sinirler kesilir.
Yumurtalıktaki endometriomalar zarıyla soyularak çıkartılmalıdır. % 30
olguda bu olası olmayabilir. Argon ışını koagülatör, CO2 laser ya da bipolar
elektrokoter ile zarı yakılmalıdır.
Cerrahi ile başarı oranı:
Cerrahi tedaviyi takiben gebelik oranları ciddi endometriosis için % 35-40,
daha hafif formlar için % 55-65 arasındadır. Gebe kalanların % 30'u ilk 3
ayda, % 50'si ilk 6 ayda, % 86'sı ise 15 ayda gebe kalırlar. Laporoskopi ya
da laporatomi (karın kesilerek açık ameliyat), laser yada bipolar koter
arasında başarı açısından fark bulunamamıştır. Cerrahi tedavi sonrası aylık
gebe kalma oranı % 3-6 gibi (normalde % 20-25) düşük olabilir, bu ise
yumurtlamanın indüksiyonu ve rahim içine sperm aşılanmasıyla arttırılabilir.
En iyi şansı evlilik süresi 8 yıl ve üzerinde olanlarda % 10'a dek
düşmektedir.
Cerrahi tedavi sonrası 15 ayda gebe kalma oranları şöyledir
|
Hastalığın şiddeti
|
Gebelik oranı (% )
|
|
Hafif
|
70 - 80
|
|
Orta
|
55 - 60
|
|
Ciddi
|
40 - 45
|
|
Ortalama
|
55 - 65
|
Histerektomi ne zaman uygun olabilir?
Doğurganlık yaşını doldurmuş kadınlarda rahimin yumurtalıklarla birlikte
çıkarılması bir seçenektir. Bu durumda % 1-3 hastalık tekrarlayabilir.
Hormon replasmanı olarak estrojen kullanımı, arkada yumurtalık dokusunun
bırakılması bu riski artırır. Her iki over alınmazsa bu risk % 30'a çıkar.
Bu yüzden histerektomi ile hormon replasmanı tedavisi arasında 6 - 9 ay ara
verilmesi önerilir.
Endometriosisin tıbbi tedavisi:
Çeşitli yayınlar ampirik tedavilerle; klomifen yada hMG (Humegon, Pergonal,
Menogon, Metrodin, Follegon, vs.) ile superovulasyon-aşılama ile aylık gebe
kalma oranlarını 4-5 kat artırılabildiklerini yayınlamışlardır. Bir takım
ilaçlar tedavisi için kullanılmışlardır (androgen, estrogen, progestin,
yüksek doz estrogen+ progestin gibi. Hepsinin amacı yumurtlamayı baskılamak
ve adetleri uzun bir süre durdurmak ve hastalığı geriletmektir. Doğum
kontrol hapları, danazol, lucrin, synarel, zoladex, decapeptyl, suprefact,
depo provera, norplant asıl ya da cerrahi tedaviye yardımcı bir tedavi
olarak etkinliği henüz kanıtlanmasa da, iltihabi reaksiyonları,
endometriosisle ilgili ağrıyı azaltır ancak gebe kalma şansını artıramaz.
Dokuz ya da daha fazla ay yumurtlama durdurulunca % 80-90'da ağrı azalır,
yok olur, ilacın kesilmesiyle yarın gebe kalabilmektedir, ancak 1/3'de
hastalık tekrarlar. Yan etkileri ve kısıtlı sonuçları nedeniyle yüksek dozlu
doğum kontrol hapları bugün kullanılmıyor. Düşük dozlu olanlar ise yalnız
hastalığın ilerleme riskini azaltmaz, bulguları geçiçi olarak
iyileştirilebilir. Genç yaş-hafif formlarda doğum kontrol hapları ile gebe
kalma şansı korunabilir.Ancak 30'lu yaşlarda endometriosisli olduğundan
şüphelenilen kadınlarda doğum kontrol hapı ile oyalanılmamaktadır. Hastalık
ilerler ve organlar düzeltilemez hale gelebilir.
Donazol tedavisi:
1975'te çok populer olarak sunulmuş bir tedaviydi. Ancak hoş olmayan,geri
dönüşsüz yan etkileri nedeniyle ilk tedavi basamağında seçilen bir tedavi
değildir. Danazol beyinde hipofiz bezinden yumurtalık çalışmasını kontrol
eden FSH, LH hormonlarının salınmasını durdurarak kadınların % 85-95'inde
lezyonları iyileştirir. Donazol en çok evre 1-2, hafif-orta formlarda
etkindir. İlaç kesildikten 4-6 hafta sonra adetler başlar. En iyi gebe kalma
şansı 2 ayda başlar, % 50 gibi bir orana ulaşabilir. Kadınların % 5-10'u
ciddi yan etkiler nedeniyle tedaviyi bırakır.
Potansiyel yan etkileri:
% 85 kilo alımı (2-6 kg), % 32-62 depresyon, % 50 açıklanamayan kas
krampları, % 30-56 memede küçülme, ateş basması, terleme, % 25-50 yorgunluk,
yağlı cilt, akne, anormal kıl büyümesi, % 20-35'de su tutulumu, azalmış seks
isteği, % 8-38'de artmış seks isteği, % 10-32 uykusuzluk, % 17-31 baş
ağrısı, bulantı, % 7-17'de seste kalınlaşma, bildirilen şikayetlerdir.
GnRH agonistleri ile tedavi:
Endometriosis'in gelişmesini sağlayan asıl uyaran estrogen yapımı beyin
hipofizden salınan FSH, LH ile sağlanır. LH ve FSH'nın yapımı ,salgılanımı
GnRH agonistleri (Lucrin, synarel, suprefact, zoladex, decapeptyl) ile
baskılanır. Menapoz düzeylerine indirilir. Endometriotik lezyonların sayı ve
büyüklüğü azalır. Synorel, suprefact günlük burun spreyleri, diğerleri aylık
depo ilaçlardır. Yan etkileri azaltılmış estrojen düzeylerine bağlıdır.
Bunlar ateş basmaları, vaginal kuruluk, baş ağrısı, uyku bozukluklarıdır.
Nadiren, kısa süreli hafıza kaybı, kas-kemik-eklem ağrıları, azalmış kemik
kalsiyumuna neden olabilir. Bu ilaçların 6 aylık kullanımı önerilir, ve 6
aylık düzelme sağlanır. Ancak tüm hastalar bu kadar iyi yanıt vermez.
Agresif cerrahi tedavi yapılmazsa ilaçların kesilmesinden sonra lezyonlar
geri dönecektir. Buna karşın niçin kullanıyoruz? GnRH anologları ağrıyı
azaltır. Bir kez bu ilaçla ağrı azaltıldı mı 3-6 ay sonra ilaç diğer doğum
kontrol hapı, provera, norplant gibi başka bir ilaca çevrilebilir, böylece
tedavi sürdürülmüş olur. Kimileride bu tedaviyi add-back rejimi ile
sürdürür. Arkadan destekleme anlamına gelen bu tedavide bir yandan GnRH
anoloğu verirken diğer yandan bu ilacın neden olduğu estrojen kaybını telafi
edebilmek için düşük doz da estrogen ve progesteron tedaviye eklenir.
Özellikle kemik kaybını minimize ettiği söylenmektedir. Bu tedavi cerrahi
tedaviyi kolaylaştırır. Gnrh anologları normal anatomiyi restore edemez.
Cerrahi ile kombine tıbbi tedavi:
Ciddi endometriosisli (evre 3-4) kadınlarda tıbbi tedavinin cerrahi ile
kombine edilmesiyle daha iyi sonuçlar sağlanabilir. Doktorlar cerrahi
tedaviden önce tıbbi tedaviyi vererek lezyonların sayı ve büyüklüğünü
azaltırlar. Takiben cerrahi sağlıklı dokuları daha az tahrip eder ve daha az
yapışıklıklara neden olur inflamasyonu azaltmak ve cerrahi sonrası
kalabilecek artıkları bastırabilmek için cerrahi tedavi sonrasıda tıbbi
tedavi verilebilir. Bu yaklaşımın hastanın gebe kalma şansını artırdığı
bildirilmektedir. Bir kısım araştırmacı ise cerrahiden hemen sonraki dönemin
gebe kalma açısından en şanslı dönem olduğunu bu yüzden tıbbi tedavi ile
yumurtlamanın bu dönemde baskılamanın doğru olmadığını söylemektedir.
Hafif Endometriosisin tedavisi (Evre 1-2):
Evre 1-2 endometriosisin tedavisi tartışmalıdır. Yapışıklıkların bu dönemde
oluşmadığını, bu yüzden en iyisi bekleyip görmek olduğunu söylemektedirler.
Yine yeni çalışmalar, bu dönemde cerrahi tedavinin yararı olmadığını, başka
çalışmalar ise tüm endometriotik lezyonların kaldırılması gebe kalma şansını
artırdığını söylemektedirler. Eğer lezyonların hepsi laparoskop ile
çıkarılırsa hastaların % 75'i 12-18 ayda gebe kalabilir. Eğer gebe
kalamazsa, kadının yaşı 35 üzerinde ise, 2 yıldan uzun süredir gebe kalmak
için uğraşıyorlarsa yumurtlama tedavisi ve rahim içine sperm aşılama
sıklıkla başarılı olur. Daha yaygın inflamatuar endometriosis için kısa bir
GnRH anoloğu takiben daha agresif bir tedavi önerilebilir. Bununla beraber
evre 1-2 için tamamen cerrahi temizlik, GnRH anoloğu ya da danozol kullanımı
gebelik oranını iyileştiriyor görünmüyor, üstelik hastalığın tekrarlamasını
da önlemeyecektir.
Orta-Ciddi Endometriosis için tedavi (Evre 3-4):
Evre 3-4 endometriosis sıklıkla kalın, geniş tabanlı, yapışıklıklara,
yumurtalığın yan duvara tutunmasına yol açar. Sıklıkla kalın barsak, rektum
tutulur. Böyle bir durumda cerrahi tedavi ancak çok iyi uzmanlaşmış,
yetişmiş bir ekip tarafından yapılabilir. Cerrahiyi planlamadan önce barsak
filmi, rektosigmoidoskopi, hatta kolonoskopi yararlı olabilir. GnRH
anologları cerrahiden önce inflamasyonu azaltmak için verilebilir. Tedaviyi
rahatlaştırmak için cerrahiden 1 gün önce barsak temizliği yapılabilir.
Sonuçta infertilite tedavisi için endometriosisin tedavisinden önce
girişilip girişilemeyeceği veya cerrahi tedaviden sonra oluşan anatominin
ovulasyon indüksiyonu+intrauterin inseminasyonu (aşılama) için uygun olup
olmadığı, dış gebelik riski gibi sorunlar tartışılıp bir karara varılır.
Hastanın fertilite potansiyeli tekrar değerlendirilir. Bundan sonra
aşağıdaki seçeneklerden biri/birileri uygulanacaktır.
 |
Beklemek ve gebe kalıp kalmadığını görmek
|
 |
Ovulasyon indüksiyonu ve intrauterin inseminasyon
|
 |
In Vitro Fertilizasyon (tüpbebek)
|
Sonuçta reproduktif endokrinolojist tüm verilerin
ışığında hangi seçeneğin daha iyi olacağına karar verecektir.
Sık sorulanlar
|
|